Gül Hastalığı Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

Paylaş:

Gül hastalığı (Rosacea), çoğu zaman yüz bölgesini etkileyen kronik, inflamatuar bir cilt rahatsızlığıdır. Nedeni tam açıklanamamasına rağmen küçük kan damarları ile ilgili bir patoloji olduğu düşünülmektedir.

Türleri Nelerdir?

Amerikan Dermatoloji Akademisi’ne (AAD) göre rosacea çok çeşitli şekillerde görülebilir ama dört ana tip vardır.

  • Eritemotelenjiektatik rosacea, gözle görülür kan damarları ve kızarıklık ile seyreder.
  • Papulopüstülar rosacea, akne benzeri kızarıklık ve şişlikler içerir.
  • Fimatöz rosacea, cildin kalınlaşmasına ve engebeli bir dokuya bürünmesine neden olur.
  • Oküler rosacea gözlerde kızarıklık ve tahrişe ve şişmiş göz kapaklarına neden olur. Durum bir arpacıkmış gibi görünebilir.

Steroid rosacea olarak bilinen bir durum da; özellikle dermatit ve vitiligoyu tedavi etmek için kullanıldığında, kortikosteroidlerin uzun süreli kullanımından kaynaklanabilir. Kalıcı kızarıklık yüzün merkezinde gelişebilir ve devam edebilir.

Gül Hastalığının Nedenleri Nelerdir?

Sebebei tam olarak bilinmemekle birlikte küçük kan damarları ile ilgili bir patoloji olduğu düşünülmektedir. Genetik yatkın kişilerde infeksiyöz etkenlerin, güneş ışınlarının, soğuğa karşı yürümenin, baharatlı yemeklerin, stresin hastalığı tetiklediği görülmüştür

  • Yüz kan damarlarındaki anormallikler: Cilt uzmanları, yüzde kan damarlarındaki anormalliklerin kalıcı kızarıklığa ve gözle görülür kan damarlarına neden olduğunu düşünmektedir. Kan damarlarının iltihaplanmasına neden olan şey hala gizemini korumaktadır.
  • Açık ten rengi: Açık tenli insanların, diğer insanlarla karşılaştırıldığında rosacea geliştirme olasılığı daha yüksek bulunmuştur.
  • Demodex folliculorum (mikroskobik akar): Demodex folliculorum insan cildinde yaşar ve genellikle problem yaratmaz. Bununla birlikte, bu akarlar, rosacea hastalarında diğer insanlara göre çok daha fazla sayıdadır. Akarların rosaceaya neden olup olmadığı ya da rosaceanın akarların artmasına neden olup olmadığı belirsizdir.
  • H. pylori bakterisi: Bağırsakta bulunan bir bakteri olan H. pylori, kan damarlarının büyümesine neden olduğu bilinen küçük bir polipeptid olan bradikinin üretimini uyarır. Uzmanlar bu bakterinin rosacea gelişiminde rol oynayabileceğini öne sürüyorlar.
  • Aile öyküsü (kalıtım, genler): Rosacea hastalığı olan birçok hasta bu durumu yaşayan yakın bir akrabaya sahiptir.

Gül Hastalığının Belirtileri Nelerdir?

Birçok belirti ve semptom rosacea ile ilişkilidir, ancak insandan insana önemli ölçüde değişebilir. Çoğu durumda aşağıdaki belirtiler ve semptomlar görülmektedir:

Kanlanma (kolayca kızarma): Kızarıklık 5 dakika kadar sürebilir ve yüzden aşağıya boyun ve göğse doğru yayılabilir. Bazı insanlar kızarma sırasında rahatsız edici derecede sıcak hisseder.

Yüzde hiperreaktivite: Hassas kan damarları; dokunmak ve güneş ışığı gibi diğer bazı fiziksel uyaranlardan kolayca etkilenir. İnsanların çoğu bu durumda ciltlerinin “hassas” olduğunu düşünür.

Kalıcı kızarıklık: Bazen, kızarma atakları nihayetinde kalıcı kızarıklık nöbetlerine dönüşebilir. Kızarıklık, güneş yanığı gibidir ve azalmayabilir. Bu, derinin yüzeyindeki yüzlerce küçük kan damarının genişlemesi nedeniyle oluşur.

Sivilce, papül ve püstüller (İnflamatuvar rosacea): Yüz cildinde küçük noktalar, papüller ve püstüller görülür. Bu tablo aynı zamanda inflamatuvar rosacea olarak da bilinir. Ergenlikte görülen akne ile benzerlikleri nedeniyle genellikle yanlış teşhis konulur. Bununla birlikte, aknede ciltte sivilce lezyonlarına siyah noktalar da eşlik ederken rozacea de siyah nokta gözlenmez.

Enflamasyonlu kan damarları (vasküler rosacea): Rosacea’nın belirti ve semptomları ilerledikçe ve daha da kötüleştiğinde, burun ve yanaklardaki küçük kan damarları şişer ve görünür hale gelir. Bazen küçük örümcek ağlarına benzer damarlar görülür.

Burun etrafında rhinophyma: Şiddetli rosacea derinin, özellikle de burun çevresindeki derinin kalınlaşmasına neden olabilir. Burun, damarlı hale gelebilir. Bu çok nadir bir komplikasyondur ve erkekleri kadınlardan daha fazla etkileme eğilimi gösterir.

Oküler rosacea: Gözlerde yakıcı bir his ve kanlanma ile seyreder. Göz kapağının iç kısmı iltihaplı (blefarit) hale gelebilir, pullu görünür ve konjonktivite neden olabilir. Bazı insanlar kontakt lenslere tahammül edemez. Çok nadir durumlarda, görme bulanıklaşabilir.

Yüz şişmesi: Aşırı sıvı ve proteinler kan damarlarından dışarı sızar ve sonunda sızıntıyı yeterince hızlı bir şekilde boşaltamayacak olan lenfatik sistem maalesef yenilir. Bu yüzdeki deride sıvı birikimi ile sonuçlanır.

Rosacea Tetikleyicileri Nelerdir?

Bazı faktörler cildin yüzeyine kan akışını artırarak rosacea’yı kötüleştirebilir. Bunlar aşağıdakileri içerir:

• Sıcak yiyecekler veya içecekler

• Kafein, baharatlı yiyecekler ve süt ürünleri

• Aşırı sıcaklık

• Güneş ışığı, nem veya rüzgar

• Stres, kaygı, öfke, utanç

• Güçlü egzersiz

• Sıcak banyolar veya saunalar

• Kortikosteroidler ve yüksek tansiyon tedavisinde kullanılanlar gibi bazı ilaçlar

• Soğuk algınlığı, öksürük veya ateş gibi akut tıbbi durumlar

• Bazı kronik tıbbi durumlar; hipertansiyon (yüksek tansiyon) gibi

• Alkol (bazı insanlar için tetikleyici olabilir)

Tedavi

Gül hastalığı (Rosacea) için tedavi semptomatiktir. Yani kesin bir tedavisi yoktur. Öncelikle tetikleyicilerden kaçınmak gerekir çünkü ilaçlar tek başına etkili olmaz. Tedavi ile lezyonlar gerilese bile tetikleyiciler hayatınızdan çıkmaz ise sıklıkla tekrar edecektir.

Topikal ve Oral Tedaviler:

Tedavi hastanın kliniğine göre değişir. Sadece kızarıklık var ise kızarıklık azaltıcı tedavi uygun olacaktır. Özellikle güneşten koruyucular ve bu koruyucuların aktif güneş zamanında sık tekrarı önemlidir. Kumdan, çimenden, havuz ve denizden güneş ışınlarının yansıyıp hastalık aktivitesine neden olmasından dolayı, yazın gölgede bile oturma öncesi güneş kremi kullanılmalıdır

İrinli kabarıklıklar var ise dermatoloğunuz sürmeli ve ağızdan antibiyotikleri, daha şiddetli vakalarda oral isotretinoin tedavisini  uygun görecektir.

Gözlerde  tutulum var ise göz doktoru uygun damlalar ile tedavi edecektir

Lazer Tedavisi

Görülebilir kan damarları olan hastalar için yoğun darbeli ışık kullanan lazer tedavisi kullanılabilir. Bu işlem, bir dermatolog tarafından yapılacaktır. Prosedür bazen ağrılara yol açabilse de, çoğu hasta anestezi gerektirmeksizin atlatmaktadır. Lazer tedavisi bazen morarma, şişme, hassasiyet ve çok nadiren enfeksiyona neden olabilir. Bu komplikasyonlar genellikle birkaç hafta içinde ortadan kalkacaktır, ancak eğer enfekte olursa antibiyotik gerektirebilir.

Altınİiğne Radyofrekans tedavisi

Ucunda altın kaplama mikro iğnelerin olduğu sistem özellikle rinofima tablosunda fraksiyonel co2 lazer ile kombinasyonda başarılıdır

Paylaş:
Benzer Yazılar