Saçkıran (Alopesi Areata) Nedenleri ve Tedavisi

Paylaş:

Alopesi areata, genellikle öngörülemeyen şekilde saç kaybına yol açan otoimmün bir hastalıktır. Vakaların çoğunda, saçlarda bir lira büyüklüğünde küçük yamalar halinde dökülme görülür. Çoğu insan için, saçkıran birkaç adet yama halindedir ancak bazı durumlarda daha da kötüleşebilir. Kafa derisinde genel saç dökülmesine yol açtığında alopesi totalis denir ve aşırı durumlarda tüm vücuda yayıldığında alopesi universalis şeklinde adlandırılır.

Saçkıran, çoğu vakada 30 yaşından önce gerçekleşmesine rağmen, yaş ve cinsiyete bakılmaksızın herkesi etkileyebilir.

  • Alopesi areata’lı beş kişiden birinde, bu durum aile bireylerinde de görülmektedir.
  • Genellikle birkaç gün içinde aniden gelişir.
  • Stresin tetikleyici olduğuna dair bilimsel kanıtlar vardır.
  • Sadece birkaç yamaya sahip olan alopesi areata’lı kişilerin lezyonları tedavisiz de düzelebilirken, bazen en başarılı tedavilere bile yanıt alınamayabilir.
  • Alopia areata  lezyonları tedavi olsa bile, sonraki dönemde aynı yerde veya vücudun başka bir kıllı bölgesinde dökülmeler tekrar edebilir

Alopesi areata insanları doğrudan hasta etmez, bulaşıcı değildir. Bununla birlikte, duygusal olarak uyum sağlamak zor olabilir. Birçok insan için, alopesi areata; duygu durumu etkileyen ve aynı zamanda saç dökülmesine neden olan travmatik bir hastalıktır. Destek gruplarına katılmak ve psikolojik danışmanlık almak, insanların düşüncelerini ve duygularını paylaşmalarına ve bu durumla ilgili ortak psikolojik tepkileri tartışmalarına yardım edebilir.

Neden Olur?

Beyaz kan hücreleri saç köklerindeki hücrelere saldırarak foliküllerin küçülmesine ve dramatik olarak saç gelişimin yavaşlamasına neden olur. Vücudun bağışıklık sisteminin bu şekilde kıl foliküllerini hedef almasının tam olarak neden olduğu bilinmemektedir. Fakat saçkıran olan beş kişiden birinin ailesinde de alopesi areata bulunduğu için hastalığın etyopatogenezinde genetik olma ihtimali de yer almaktadır.

Belirtiler Nelerdir?

Saçkıranın en belirgin semptomu, düzensiz saç dökülmesidir. Özellikle kafa derisinde jeton büyüklüğünde dökülmeler yaşanır. Sakal ve kirpikler dahil olmak üzere, herhangi bir kıllı bölge de etkilenebilir. Saç dökülmesi birkaç gün içinde ya da birkaç hafta içinde aniden gelişebilir. Saç dökülmesinden önce bölgede kaşıntı veya yanma olabilir. Saç folikülleri yok olmaz ve böylece foliküllerin iltihaplanması azalırsa saçlar tekrar çıkabilir.

Alopesi areata geliştiren bireylerin yaklaşık % 30’u, durumlarının ya daha ilerlediğini ya da sürekli bir saç dökülmesi ve yeniden uzama döngüsü yaşadıklarını söylemektedir. Hastaların yaklaşık yarısı 1 yıl içinde iyileşir, ancak çoğunda sorun artmaktadır. Ayrıca saçkıran geliştirenlerin % 10’u alopesi totalis veya alopesi universalise ilerlemektedir.

Alopesi areata el ve ayak tırnaklarını da etkileyebilir ve bazen bu değişiklikler durumun geliştiğine dair ilk işarettir. Tırnaklarda:

  • Nokta nokta göçükler belirir.
  • Beyaz lekeler ve çizgiler belirir.
  • Tırnaklar sertleşir ve parıltısını kaybeder.
  • Ya da tırnaklar incelir ve bölünmeye yatkın olur.

Teşhis

Dermatologlar, alopesi areata’yı semptomları inceleyerek oldukça kolay bir şekilde teşhis edebilirler. Saç dökülmesinin derecesine bakabilir ve etkilenen bölgelerden alınan kılları mikroskop altında inceleyebilirler.

İlk klinik muayeneden sonra, dermatolog ayırıcı tanı için  cilt biyopsisine ihtiyaç duyabilir. Alopesi areata’nın semptomları çok belirgin olduğundan, tanı koymak genellikle hızlı ve kolaydır.

Hastalığa tanı koymak ile birlikte bazı kan incelemeleri de gerekecektir. Çünkü alopesi areatanın vitiligo, pernisyöz anemi, otoimmün tiroidit, miyastenia gravis gibi diğer  otoimmün hastalıklar ile  birlikte görülme ihtimali normal kişilerden biraz daha fazladır.

Tedavi

Şu anda saç dökülmesine yardımcı olmak için doktorlar tarafından önerilebilecek bazı rahatlatıcı yöntemler olmasına rağmen, alopesi areatanın kesin bir tedavisi yoktur. Alopesi areata tedavisinin en yaygın şekli, bağışıklık sistemini baskılayabilen güçlü anti-enflamatuvar ilaçlar olan kortikosteroidlerin kullanılmasıdır. Bunlar çoğunlukla lokal enjeksiyonlar, topikal merhem uygulaması veya ağız yoluyla alınan ilaçlardır.

Saç uzamasını teşvik eden ya da bağışıklık sistemini etkileyebilecek diğer ilaçlar arasında Minoxidil, Anthralin, SADBE ve DPCP bulunur. Bunların bazıları saçın yeniden uzamasına yardımcı olabilir, ancak yeni yamalar oluşmasını engelleyemezler. Bazı çalışmalarda fotokemoterapi kullanımı desteklenmektedir ve sistemik veya invaziv tedavileri kullanamayan veya kullanmayan hastalar için potansiyel bir alternatif sunmaktadır. Saçlarınız estetik görünüşünün ötesinde saç derisini koruma görevini de üstlenir. Ama alopesi areata’lı kişilerde saçsız bölgeler korumasız kalır. Bahsedilen kişilere önerebileceğim tavsiyeler şunlardır:

• Güneşe maruz kaldığınızda güneş koruyucu kullanın.

• Gözlerinizi, kaşlarınızı ve kirpiklerinizi gelişebilecek saçkırandan korumak için kaliteli bir güneş gözlüğü kullanın.

• Başınızı güneşten korumak için şapka ve eşarp gibi ürünler kullanın.

Paylaş:
Benzer Yazılar