Somon DNA Tedavisi

Paylaş:

Cilt yaşlanmayla birlikte kolajen bileşenini kaybeder, cildin altındaki kolajen cildin sağlığını ve canlılığını korur. Kolajenin devamlılığı ve var olan kolajeni korumak için en iyi tedavilerden biri Somon DNA tedavisidir.  Klinik araştırmalar sonucunda elde edilen bilgiye göre, somon balığından elde edilen doğal polinükleotit kaynağı yeni kolajen üretimini desteklemektedir. Polinükleotit, cildin altındaki kolajeni yenileyebilir ve mevcut kolajeni korur. Somon DNA, yenilikçi ve etkili çözümler sunar, bu sebeplerden dolayı popüleritesi fazladır. Gençlik aşısı olarak da bilinir.

Neden Somon DNA Tedavisi?

Son yılların en popüler antiaging uygulaması olan Somon DNA prosedürü, Benjamin Button etkisi olarak da bilinir. Bilimsel açıdan “Biogenevity” tedavisi olarak adlandırdığımız bu prosedür, saf hyalüronik asit ve somon sütü ile elde edilen DNA molekülü aracılığıyla hücre yenilenmesini sağlayarak cildi yeniden canlandırır.

Kolajen sentezini sağlayarak yüz, boyun, dekolte ve eldeki çizgileri azaltmak, içindeki vitaminler, minareller, aminoasitler, proteinler, inorganik tuzlar gibi zenginleştirilmiş içeriğiyle cildi daha parlak ve canlı göstermek ve içeriğindeki hyalüronik asit ile cildin nem tutma kapasitesini arttırmak gibi çok yönlü bir tedavi olanağı sağlar.

Somon DNA Tedavisi Nasıl Uygulanır?

Enjeksiyon bölgesine lokal anestezik krem ​​uygulayıp 20 dakika bekledikten sonra ince iğneler veya dermapen yardımıyla somon DNA’sı uygulanır. İşlemden sonra hasta günlük hayatına kolaylıkla devam edebilir. Seanslar bölgeye bağlı olarak ortalama 30 dakika sürmektedir

Somon DNA’sının İki Aşamalı Etkisi

Prosedür, etkinlik açısından iki adımı içerir. Yaşlandıkça cildin gevşek, donuk ve kuru hale geldiğini biliyoruz. Bu durumun birincil nedeni, zamanla kolajen ve hidrasyon (nem) azalmasıdır. Bu nedenle, ilk adımda amacımız, hyalüronik asitle çoğaltılan nem veya hidrasyondur. 2 hafta sonra yapılan ikinci aşamada saf somon DNA’sı enjekte edilir. Bu adımın ilk fark edilebilir etkisi bölgedeki dolgunluktur.

Somon DNA Tedavisinden Nasıl Bir Sonuç Beklenmelidir?

İşlemden sonra cildin yenilenmesi hızlı başlar, kolajen üretimi teşvik edilir ve cilt hücresel ölçekte yenilenir. Cilt, UV ve serbest radikallerin zararlı etkilerinden arındırılır, lekeler ve çizgiler azalır ve her sabah cildinizdeki yenilenme ve gençleşmeye tanıklık ederek uyanırsınız.

Somon DNA enjeksiyonu, basit ve güvenlidir ve hiçbir yan etkisi yoktur, hasta tedaviden hemen sonra normal sosyal hayatına dönebilir. Tedavinin sonucu bir gün sonra gözlenebilir ve ayrıca ciltte yara gelişmez. Sonrasında sonuçları desteklemek ve cildin canlılığını artırmak için başka seanslar da uygulanır.

Hangi Bölgelere Uygulanabilir?

Somon DNA tedavisinin uygulama alanı geniştir, aşağıdaki bölgelerden herhangi birine cildin yenilenmesi için uygulanabilir:

  • Yüz
  • Gıdı
  • Dekolte
  • Göğüs
  • Eller
  • Hamilelikten sonra karnın üzerine yerleşen küçük çatlaklar

Somon DNA enjeksiyonu ne sıklıkla yapılmalıdır?

Tedavinin sıklığı hastanın cildinin ihtiyaçlarına göre belirlenir.  2 haftalık aralıklar ile 4-5 seans uygulanır, sonrasında 6 aylık aralıklar ile idame tedaviye devam etmek kazanılmış başarılı sonuçların devamı için oldukça idealdir.

İş hayatını ve sosyal hayatı olumsuz etkileyecek herhangi bir sonuç doğurur mu?

Hasta tedaviyi yaptırdıktan sonra sosyal ve iş hayatına devam edebilir. İğnelerin neden olduğu kızarıklık ve mor lekeler görülebilir, ancak hepsi kozmetik ürünlerle kapatılabilir.

Diğer estetik ve yaşlanma karşıtı uygulamalarla birlikte yaptırılabilir mi?

Bu tedavi fraksiyonel CO2 lazer ve altın iğne radyofrekans sistemi ile birlikte yapıldığında daha başarılı sonuçlar elde edilebilir. Estetik dolgu uygulamaları ile birlikte yapıldığında, sarkma ve kırışıklıkların oluşmasını önler.

Somon DNA Tedavisi kimler tarafından yaptırılmamalıdır?

Somon DNA tedavisi alerjik reaksiyonlara neden olmaz; neredeyse herkese hitap etmektedir. Gebe olan veya diyabet, emboli, felç geçmişi, kan pıhtılaşma bozuklukları, kalp hastalıkları olan kişilerde kullanılması önerilmez.

Paylaş:
Siz Yorumlayın Doktorumuz Cevaplasın
Benzer Yazılar